16 Şubat 2019
Ana Sayfa / Ergenlik / Ergen Olmak da Zor!

Ergen Olmak da Zor!

Ergen olmak, ergen annesi babası olmak kadar zordur inanın. Hızla değişen fiziksel gelişimlerine karşı motor gelişimleri bir parça yavaş kalır ki, bu da sakarlıklara, , el-kol koordinasyon sıkıntılarına ve hatta gerginliklere neden olabilir. Ergenler bu dönemde hormonlarının da etkisiyle duygusal dalgalanmalar sergileyebilirler. Ama tüm bunlara karşın Ergenler nasıl sevilmezler ki! Heyecan verici şekilde sinir bozucu, enerji dolu, muhteşem eğlenceli ve sempatikler. Çocukken size herşeyi olduğu gibi anlatan bu minikler ergenlik dönemine girdiklerinde size set çekebilirler. Bu durum ise anne ve babalar için de gerçekten zordur.

Ergenlere yardımcı olmak için anne ve babalara yardımcı olabileceğini düşündüğümüz bazı konulara değinmek istiyoruz.

  • Ergenliğe erişen çocuk, kimlik edinme sürecinde kendine bazı sorular sorar: “Ben kimim”, “neyim”, “normal miyim?”, “Aysu’dan neyim eksik? Ahmet’den fazla mıyım?” Ergen gelişiminin en önemli parçası “kimliklerini bulma” sürecidir. Bu dönemde ergenlere yardımcı olmak onlara verebileceğiniz en önemli yardımdır. Aile dışında sosyal çevreleri, arkadaşları, okudukları kitaplar..gibi birden çok faktör etkisiyle çocuğun gideceği yön etkilenebilir. Bu dönemde çocuğunuzu eleştirecekseniz yapıcı olmaya çalışın. “Bundan adam olmaz!”, “ Gidişatın pek de iyi değil” gibi negatif yüklemeler yapmayın.

  • Unutmayın; Sevgi, sorumluluk ve güven ailede başlar. Sorumluluk güvenin ilk adımını oluşturur. Sorumlu davranışlar sergileyen ailenin çocukları da sorumlu davranacaktır. Onlara karşı hoşgörülü olup sorumluluk verin. Yapamadıklarında onları yapabilecekleri konusunda yüreklendirin. Ev işlerinden bazılarını onunla birlikte yapın daha sonra ona bazı işler, görevler yükleyin. Bulaşık makinasını boşaltmak, sofradan kalkarken tabağını kaldırmak, markete gitmek gibi.

  • Güven duygusunun çocuk tarafından sarsılması, bozulması bunun tekrar olmayacağının ya da süreklilik kazanacağı anlamına gelmez. Nevar ki, sarsılan güven duygusu ailede hayal kırıklığı yaratabilir. Bu durumda anne baba hisleri konusunda çocuğa açık davranmalıdırlar. Bu davranış onları birey yerine koyduğunuz anlamına gelir.

  • Sevgi; ergen üzerinde çok önemli rol oynadığı unutulmamalıdır. Sevgiyi göstermenin yolu, onun her dediğini yerine getirmek, her istediğini almak değildir. İlla saçının okşanması da gerekmeyebilir. İçten-sevgiyle bakış bile yetebilir bazen..Çocuğun sevildiğini gördüğü ortam daima sağlıklıdır.

  • Günümüzde gelişen teknoloji ve değişen yaşam koşulları, ergenler ve aileleri arasında farklılıkların artmasına doğal olarak da tartışmalara neden olmaya başlamştır. Ne olursa olsun çocuğunuzunda kendine özgü bir yaşam olduğunu ve olacağını unutmayın ve “Özel hayatına saygı gösterin” ki, kişilikleri gelişssin onlarda sizin hayatınıza saygı duysun. Anne baba olmak kendi haklarınızdan vazgeçmek demek değildir.

  • Konuşmadan önce dinleyin; Doğurganlık yaşının ilerlemesiyle, anne babaların ergen çocuklarıyla iletişim kurmaları da zorlaştı… Kuşak çatışmaları farklı boyutlara taşındı… Bu nedenle anne babalar, çocuklarının yaptıklarına odaklandıkları için kendi hatalarını göremeyebilir. Ergen gençlerle anne babaların arasında yaşanan diyologlar uzmanların hesabına göre 15 dk ya inmiş durumda. Ergenlik dönemindeki çocuklar, anne babalarının kendilerini anlamayacağını düşünebilir ve iletişim kurmaktan hoşlanmayabilir. Anne babalar ise kendilerini çocuklarının söylediği her söze cevap hazırlamak ya da yorumda bulunmak zorunda hissedebilir. Oysa ki, sakin davranıp önce dinlemek, sonra konuşmak en sağlıklı yol. Gün sonunda anne baba olarak gün sonunda siz de neler yaptığınızı anlatın onlara göreceksiniz ki, ergen çocuğunuzdan olumlu geri dönüş alınabiliniyor.

  • Toplumumuzda genellikle ebeveynler çocuğun hata yapmasına karşı toleranslı değildirler. Ergenlik döneminde hata yapmayan genç yoktur çünkü bilememezlik vardır. Bırakın jhata yapsınlar ki, yetişkinliğinde yaptığı hataların sonuçlarıyla baş etmede zorlanmasınlar. Bu nedenle çocuklara, yaşlarına göre ve içinde bulundukları duruma uygun sorumluluklar verilmesi gerekir. Bunları yerine getirmede karşılaştıkları engeller ve yaptıkları hatalar onları güçlendirerek hayata daha iyi hazırlar. Öte yandan hatalarında kimi zaman küçük zararlar görmeleri sağlıklı sonuçlar da doğurabilir. Bu sayede kendini korumayı öğrenir ve sonuçlarını yaşayarak bilinçlenebilir.

  • Gereksiz cezalardan kaçının; Olumsuz davranışlar genellikle cezalandırılır. Ancak her olumsuzlukta ceza vermek, yeni negatif tavırlara neden olabilir. Çocuğunuzun iyi davranışlarını ödüllendirmek, gereksiz cezalardan kaçınmak, ceza vermek zorunda kaldığınızda, nedeninizi net bir dille açıklamak ergenler üzerinde kalıcı ve yapıcı olacaktır. Uzun açıklamalar yerine, kısa ve öz cümleleri tercih edin. Şakayla karışık konuşmalar, kinayelerden uzak durmaya çalışınki, Yanlış anlaşılmalara davetiye çıkarmayın. Ödül-ceza dengesini dikkatli kurun. Verdiğiniz cezanın hataya uygun olmasına dikkat edin.

Bunu Gördünüz mü?

Tırnak Yeme Alışkanlığı Psikolojik bir Hastalığın Habercisi mi?

Toplum arasında tırnak yeme alışkanlığı sadece görüntüsel olarak kötü düşünülmemekte aynı zamanda aşağılanma, duygusal acı …

Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.