29 Kasım 2021

Tutumlu Olmak Çocukken Öğrenilir

tutumlu-cocukSakla samanı gelir zamanı”, “Bol bol yiyen bel bel bakar”, “Damlaya damlaya göl olur”…. atalarımız ne güzel söylemişler. Tüketim çılgınlığının yaşandığı günümüzde yeme içimeden giyime, gezmeden eğlenmeye kadar her konuda ihtiyaç sınırını belirlemek ve buna göre harcama yapmak büyük önem taşıyor.

Çocuklarımıza elindekilerin ve sahip olduklarının değerini öğretmek anne ve babanın görevlerinden belki de en önemlisi. Savurganlığa karşı duyarlı olmak hem sizin hem de gelecekte çocuğunuz için sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek amacıyla gerekli bir şarttır. Okul öncesi dönemden başlayarak geleceğimizi emanet edeceğimiz nesillere, elindekileri ziyan etmemeyi öğretmek aileler için aynı zamanda toplumsal sorumluluk almak demektir.

Sofrada çocuğunuzun gözü önünde yarım kalmış bir peyniri döküyorsanız ya da bitiremeyeceğiniz kadar yemek alıp tabakta bırakıyorsanız sunduğunuz önerilerin pek faydası olmayacaktır. Çocuklara tutumluluk olgusunu öğretmenin ilk adımı onlara iyi örnek olmaktır.

Küçük yaşlarda öğretilmesi gereken tutumlu olmak davranışı ailelerin öğretisiyle onların gelecekte de daha başarılı olmalarını sağlayacaktır. İş yaşamlarına dahi taşıyacakları bu davranışları toplumsal duyarlılığa kadar uzanan ince bir çizgidir.

Küçük çocuklarınız için kumbara ile başlamak en doğrusu üstelik de güvenli. Kendi uyguladığım bir yöntem ile kumbara alışkanlığını nasıl geliştirdiğimi payaşmak istiyorum;

Okul öncesi çocuğun para kavramını ve gücünü anlamadığını sadece parlaklıkları, bir arada çıkardıkları seslerden hoşlandıklarını ve şirin mi şirin kumbaraları oyuncak gibi algıladıklarını fark ettim. İlk işim onlar için bir kumbara yapmak oldu. Çocuklarıma başardıkları şeyler karşılığında harçlık verdim. İlk zamanlar “Bir lira” ile başladık. Evet bir lira.. Her gün bir lira verirdim ve kumbaralarına atmalarını sağlardım. Düşünün derdim; her gün bir lira ile bir yılda 365 liranız olacak, iki lira koysanız iki katı ya da beş lira koyarsanız beş katı.. ne kadar eder?. Kızımda oğlumda sabırla biriktirdiler ve belli bir süre sonra  onlara biriktirdikleri kadar da ben ekleyip beraber alışverişe gittik. Doyasıya kadar şeker, dondurma, hamburger, oyuncak aldılar. Sinamada patlamış mısır.. Hatta bana bile dondurma ısmarladılar !..Hayatımızda en mutlu olduğumuz günlerden biriydi.

Diğer taraftan alışverişe çıkarken çocuklarımı mümkün olduğu kadar yanımda götürdüm ve onlara her alınan nesnenin neden alındığını açıklayıp, okuma yazma bilen çocuğuklarımdan fiyatları okumalarını ve en ucuzu bulmalarını sağladım. Zamanla oyuna dönüşen bu alışkanlık, çocuklar için eğlenceli bir oyuna dönüştü. Ayrıca bu yöntemin kaliteli ve ekonomik fiyatlı olanı bulmayı öğretmenin yanında ve alışverişe her çıktığımızda aynı oyunu tekrarlamamız onların pratik matematiğini, zihinden işlem yapma yeteneklerini de geliştirdiğini fark ettim. Belli bir yaşa gelince (8-9 yaş) evin ekmek, gazete gibi ufak ihtiyaçlarını bizi tanıyan bir marketten yalnız başına kendilerinin yapmasını teşvik ettim böylece paranın gücünü kavradılar. İleriki yaşlarında kredi kartı ile alışveriş yapabilme ve onu kontrol edebilmeyi öğretmek gerçekten kolay oldu.

Azımsanan bir liranın önemi !..

Bunu Gördünüz mü?

Çocuklarda Okul Çağı Dönemi

Çocuğunuz okul çağı yaşında ise onunla ilgili önemli noktaları bilmelisiniz. Onunla ilgili bu noktaları bilmeniz …