17 Temmuz 2018
Ana Sayfa / e-Eczacı / Mutfağımızdaki Doğal Antibiyotikler

Mutfağımızdaki Doğal Antibiyotikler

Hastalandığımızda hemen ilaçlara sarılıyoruz. Özellikle de hemen antibiyotik almayı çok seviyoruz! Türkiye, gereksiz antibiyotik kullanımında Avrupa birincisi. Doğal antibiyotikler ile tedavi, grip veya nezle olduğunuzda daha etkilidir ve üstelikte de yan etkisi yok! İşte size mutfağımızdaki doğal antibiyotik etkisi göstererek bağışıklık sistemini kuvvetlendiren besinler;

Kefir

Kefir, hele de mikropların kol gezdiği sonbahar ve soğuk kış günlerinde vücut direncini artırmada birebir. Son yıllarda yapılan tüm çalışmalar, düzenli tüketildiğinde kefirin üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu olduğunu ortaya koyuyor. Kefir, gribal enfeksiyonlara karşı korurken, bağırsakta kanser oluşturan etkenleri engelliyor, probiyotik özelliği sayesinde sindirim sistemine yararlı oluyor. Ayrıca sinirsel rahatsızlıklara, iştahsızlık ve uykusuzluğa karşı da fayda sağlıyor. Ülser, yüksek tansiyon, bronşit ve astımı olanların tedavisinde de kullanılan kefir hem çocukların hem yetişkinlerin mutlaka tüketmesi gereken bir besin.

Sarımsak

Binlerce yıldır birçok tıbbi amaçla kullanılan sarımsak bakteri, mantar ve virüsleri yok etme kapasitesi 19’uncu yüzyılda Louis Pasteur’ün araştırmalarıyla da doğrulanmış bir doğal antibiyotik. Özellikle çiğ tüketildiğinde içeriğindeki bazı bileşikler sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiren, kansere karşı koruyan sarımsak hücre onarımını kolaylaştırıyor; ayrıca helikobakter pilori gibi mide de üreyerek ülserlere neden olan bakterilerin çoğalmasını önlüyor. Ancak aşırı tüketimi vücutta kanamalara yol açabiliyor. Kokusundan dolayı pek çok kişinin tüketiminden kaçındığı sarımsağa her gün iki diş sofrada yer vermek çok faydalı. İlaç gibi çiğ ve tüm olarak yutabilirsiniz. Aynı aileden olan soğan da hücre hasarına karşı koruyan ve bağışıklığı kuvvetlendiren çok güçlü bir antioksidan.

Turp

Turp, içerisindeki zengin C vitamini, folik asit, fosfor ve yüksek diyet lifi sayesinde tam bir sağlık kaynağı. Çok güçlü bir antioksidan olan turp, soğuk algınlığı gibi hastalıklarla mücadele ediyor. Yüksek lifi sayesinde sindirim ve boşaltım sistemini destekliyor, öksürüğe iyi geliyor. Havuç ile birlikte rendeleyerek ister salata yaparak isterse rendelemeden dilimleyerek tüketebilirsiniz. Ayrıca yapraklarını da salatalara karıştırmanızda fayda vardır.

Pırasa

Sağlığa faydaları çok olan pırasa tam bir kalp dostu besin. İçerdiği bazı bileşikler sayesinde de özellikle kolon kanseri başta olmak üzere birçok kanser türüne karşı koruyucu etkisi bulunuyor. Ancak çok yüksek miktarda tüketildiğinde kalsiyumun vücutta kullanılmasını olumsuz etkileyebiliyor. Gaz yapan bir sebze olduğu için sindirim sistemi sorunları yaşayanların çok iyi pişirerek ve az miktarda tüketmesinde fayda var. Pırasayı sevmeyenler patates ile birlikte pişirerek püre haline getirilip çorbalarda tüketebilecekleri gibi, salatalara da soğan yerine doğrayabilir. Omlet ve menemene ilave ederek de kahvaltılarınızı daha sağlıklı hale getirebilirsiniz.

Ispanak

Bağışıklık sisteminin süper besinlerinden biri olan ıspanakta A, B, C ve E vitaminleri ile kalsiyum, magnezyum, kuersetin bulunuyor. Enfeksiyonları önleyip, bağışıklığı güçlendiren ıspanağın içinde bol miktarda bulunan C vitamini ve folik asit sadece vücudu korumakla kalmıyor, aynı zamanda enfeksiyonlarla savaşıyor. Kalp dostu olan ıspanak, beyin yaşlanmasını geciktirici etkiye de sahip. Sağlık vadeden ve tam da mevsimi olan doğanın bu mucizevi besinini bol bol tüketin.

Brokoli

Brokoli, antioksidan aktivite göstererek bağışıklığı destekliyor. C vitamini ve E vitaminini bir arada içerdiği için bağışıklık sistemini uyarıyor. Ayrıca içerdiği sülfan bileşiği sayesinde akciğer enfeksiyonlarına karşı etkili.

Zencefil

Doğanın mucizevi besinlerinden zencefil aşırıya kaçmamak koşuluyla üst solunum yolu enfeksiyonları ve gripten kansere dek birçok fayda sağlıyor. Sindirimi ve hazmı kolaylaştırmasının yanında mide bulantısına iyi gelen, kolesterolü düşüren ve kanın pıhtılaşmasını engelleyen zencefilin ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Mikropların kol gezdiği sonbahar ve kış aylarında taze zencefili rendeleyip içine limon ve bal koyarak elde ettiğiniz karışımdan sabahları bir tatlı kaşığı yiyerek bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz.

Kırmızı Biberkirmizi-biber

Kırmızı biber C vitamini ve potasyumdan zengin bir besin. İçerisinde bolca bulunan C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirirken potasyum kalp krizi riskini azaltıyor. Ağrı kesici ve iltihap çözücü etkisinin yanında kolesterolü düşürüyor, mide asidini düzenliyor ve mikrop öldürücü özelliğiyle kış aylarında şifa kaynağı olarak öne çıkıyor. Gerek taze gerekse kurutulmuş kırmızıbibere sofralarınızda yer vererek hem lezzet hem sağlık açısından faydalanabilirsiniz.

narNar

Özellikle kış aylarında artan gribal enfeksiyonlara karşı koruyan nar, kalp ve damar dostu bir meyve. 1 nar günlük almamız gereken C vitamini ihtiyacımızın yarısını karşılıyor. İçerdiği polifenoller ve antosiyaninler sayesinde damar tıkanıklığını azaltıcı ve tansiyon düşürücü özellik gösteriyor. Kansere karşı koruyucu etkisi olan nar, fiziksel aktivite sonrası vücudun yorulmasını da geciktiriyor. Ancak bir avuç nar bir porsiyon meyveye denk geldiği için nar suyu tüketmek tansiyonu fazlaca düşürebiliyor ve gereksiz şeker alımına neden olabiliyor. O nedenle bu kırmızı doğal antibiyotiği, günde bir porsiyonu geçmeyecek ölçüde tüketin.

Kivikivi

Antioksidan özelliği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiren kivi, bir C vitamini deposu olan güçlü doğal antibiyotiklerden. Öyle ki portakaldan daha fazla C vitamini içeren bir adet kivide günlük alınması gereken C vitamini ihtiyacından daha fazlası var. İçindeki pektin sayesinde vücudu toksinlerden arındırırken DNA’yı koruyor. Kan şekeri kontrolü için yararlı olan kivi, içeriğindeki lif sayesinde sindirimi kolaylaştırıyor, kolesterolü dengeliyor. İngiltere’de yapılan araştırmalar küçük çocuklarda öksürme, hapşırma, nefes darlığı gibi bazı hastalıklarda kivinin olumlu etki yaptığını ortaya koyuyor.

Bunu Gördünüz mü?

İlaç Yönetimi Nasıl Olmalı?

İlaç yönetimi, ister reçeteli isterse reçetesiz (OTC) olsun gün geçtikçe zorlaşmaya başladı. Günümüzde birden fazla …