12 Kasım 2019

Ağız Kokusu (Halitozis)

doc-dr-n-tan-ergin
Doç. Dr. N. Tan Ergin

Ağız kokusu insan ilişkilerinde kişiyi negatif yönde etkileyen en önemli sebeplerden biridir. Halitozis yani ağız kokusu; genellikle ağızda ,dişlerde veya midede bulunan bir sorunun habercisidir ve yaşadığımız sosyal ortamda modern insana yakışmayan rahatsız edici bir durumdur. Erişkinler veya küçüklerin, yaşamlarında mutlaka ağız kokusundan şikayetçi oldukları zamanlar olmuştur. Bazılarının ise, bu durumdan şikâyeti kroniktir. Toplumun %30 unun ağız kokusu ile karşı karşıya olduğu ve kadınlarda daha sıklıkla rastlandığı belirtilmektedir. Ağız kokusunu bir hastalık olarak tanımlamak zordur. Birçok insanda sabah saatlerinde hafif bir ağız kokusu olur ve bu koku bir süre sonra kendiliğinden ortadan kalkar. Bu fizyolojik ağız kokusunun sebebi gece boyunca tükürük salgısının düşük düzeyde olması ve dilimizin hareketsiz kalmasıdır. Bazen insan bu kokunun farkındadır ve tedavisi için doktora başvurur ancak bazı hastalarda sadece diğer insanlar tarafından farkedilir ve kişi sebebini bilmeden sosyal olarak zorluklar yaşar, hatta evlilikleri bile etkileyebilir

Sebepleri Nelerdir:

Ağız kokusu sebeplerinin çok büyük bir çoğunluğu KBB ve diş hastalıklarına bağlıdır. Sebepleri şu şekilde sırlayabiliriz:

  • Ağız kuruluğu (xerostomi)

  • Sürekli olarak ağız solunumu yapma

  • Dişeti hastalıkları

  • Bazı ilaçların yan etkisi

  • Tükürük bezindeki bazı problemler sonucunda tükürük bezlerinin yeterli üretim yapmaması

  • Diş hijyeninin yeterince iyi olmaması, diş çürükleri, diş eti hastalıkları

  • Eskimiş ve deforme olmuş , yeterince temizlenmemiş hareketli ptotezler

  • Ağızdaki yumuşak dokularda oluşan aftlar ve ülserler

  • Ağız içindeki yumuşak dokularda, özellikle dil kökünde oluşan anaerop bakteri birikimi

  • Hatalı yapılmış veya deforme olmuş olan kron-köprüler

  • Sigara , tütün kullanımı

  • Koku veren yiyecekler özellikle soğan ve sarımsak

  • Çocuklarda barsak parazitlerine bağlı daha çok sabahleyin gözüken ağız kokusu

  • Solunum yollarındaki iltihabi rahatsızlıklar (Farenjitis, larinjitis, tonsillitis, rinitis, sinüzit, burun tıkanıklıkları, polipler ve akciğer iltihapları)

  • Sindirim sistemindeki bazı rahatsızlıklar (Gastrit, ülser, özafagus, divertikülleri, mide tümörleri vb. )

  • Sistemik hastalıklar (Diabet, böbrek hastalıkları, kanserler ve metabolik fonksiyon bozukluklarının vb.)

  • Ateşli ve virütik hastalıklar

  • Psikonejik kökenli kokular

  • C vitamini yetersizliği ile oluşan Kronik skorbüt hastalığı olan kişilerde de kötü kokulu nefese rastlanır.

Yenilen yiyecekler de ağız kokusunda önemli rol oynar. Bir vejeteryan, çok fazla et yiyen bir kişiden daha az halitozise sahiptir. Çünkü sebzelerde protein maddelerin yıkım ürünleri çok azdır. Et genellikle yağ içerir ve gastrointestinal sistemde oluşan uçucu yağ asitleri kana absorbe edilip nefesle salgılanır. Sarımsak, soğan , pırasa, alkol vb. maddelerin dolaşım sisteminde önce absorbe edilip sonra da akciğerlerce hava olarak dışarıya verilmesiyle kötü koku oluşur. Aşırı alkol içimi ağız içerisindeki normalde bulunan bakteri kolonizasyonunu değiştirir ve ağız kokusu oluşturan koku fermente edici organizmaların çoğalmasına neden olur.

Sebep Nasıl Bulunur:

Ağız kokusu sebeplerinin çoğu diş hastalıkları ve KBB hastalıklarına bağlıdır. Bu nedenle hem KBB uzmanları hem de diş hekimlerinin muayenesi gereklidir. KBB muayenesi sırasında, burun ve boğazda özellikle sinüslerde ve bademciklerde kronik bir enfeksiyonun olup olmadığı araştırılır. Eğer sinüs enfeksiyonundan şüpheneliyorsa sinüs tomografisiyle değerlendirilmesi uygun olacaktır. KBB açısından en sık rastlanan sebepler şunlardır: kronik tonsillit, kronik sinüzit, kronik farenjit, nazal polip hastalığı. Çocuklarda burundan gelen kokularda burna yabancı madde kaçıp kaçmadığı araştırılmalıdır. Buruna yabancı madde kaçması sonucu oluşan koku ağız kokusundan hafif peynirimsi kokması ile ayrılabilmektedir. Stres ağız kuruluğuna yol açtığı için halitozisin oluşma nedenleri arasında sayılmaktadır

Kişilerin ağız kokusu sorunu olup olmadığını anlayabilmeleri için ; Bir parça mumsuz ve kokusuz diş ipi üst büyük azı dişlerinin arasına yerleştirilir ve çıkartıldıktan sonra 45 saniye beklenir. ya da dil iyice dışarıya çıkartılır, Bir gazlı bez parçası ile dil ucundan tutulur ve bir başka gazlı bez ile dil kökü sıyırılır 45 saniye beklenir. Koklanır. Bu süre sonunda hoş olmayan bir koku algılanırsa kötü ağız kokusu sorununuz var demektir. Hasta parmakları ile burnunu tıkayıp , dudaklarını da kapatıp soluk vermeyi bir an için durdurduktan sonra açıp soluk verdiğinde koku ağız yoluyla ortaya çıkıyorsa kokunun oral kavitedeki lokal faktörlerden kaynaklandığı söylenebilir.

Nasıl Tedavi Edilir:

Ağız kokusunun tedavisi, sebebin bulunmasına bağlıdır. Kesin bir sebep bulunursa bunun ortadan kaldırılması ağız kokusunun da tedavisi olacaktır. Eğer bademciklerle ilgili olduğu düşünülürse öncelikle bademcik iltihabına yönelik ilaç tedavisi uygulanabilir ancak genellikle kronik problem olduğundan bademciğe bağlı ağız kokularında bademciklerin ameliyat ile alınması gerekir.

Diş ve diş eti problemleri ağız hijyeninin doğru şekilde sağlanmasıyla ortadan kaldırılabilir. Dişlerin fırçalanması diş bakımı için yeterli değildir. Çoğu kişide diş fırçalanması bile tam anlamıyla yapılmamaktadır. Diş ipi çok faydalı bir temizleme yöntemidir. Diş aralarındaki artıkları temizler. Bazen dişlerin aralarında fırça ya da iple temizlenemeyecek cepler oluşur. Bu durum bazen dişin çekilmesini gerektirir. Ağız gargaraları da bakteriler üzerine etkili olduğu için ağız kokusuna olumlu etki yaparlar.

Eğer sinüzit ve geniz akıntısı gibi durumlar muayene ya da filmlerle tesbit edilirse buna yönelik ilaç ya da ameliyatla tedaviler uygulanır. Tükrük salgısını azaltan hastalıklar varsa bunlara yönelik tedaviler planlanır. Gün içinde bol su içilmesi ağız kuruluğuna ve ağız kokusuna olumlu etki edebilir. Dilin fırçalanması, sarımsak ve soğan gibi koku verecek yiyeceklerden sakınılması, sigaradan uzak durulması faydalıdır. Akciğer, böbrek, karaciğer ve şeker hastalığına bağlı kokular az görülür ve genellikle asıl hastalığa bağlı diğer belirtiler ile beraberdir. Bu hastalıklardan şüphelenildiğinde hastanın ilgili branşlara yönlendirilmesi gerekir

Doç. Dr. N. Tan Ergin

Kulak Burun Boğaz, Baş ve Boyun Cerrahisi

www.tanergin.com

Bunu Gördünüz mü?

Öfke Nedir ve Kontrolü Nasıl Sağlanır?

Öfke doğal, anlaşılabilir ve hepimizin yaşadığı bir duygudur. Çoğunlukla yaşamaktan kaçınır ve yaşamak istemeyiz. Öfkelenmemek …

Barkod Etiketi üretimi yapan firmaların işi ciddi bir iştir. Bu anlamda sizin de hangi firmayla çalışma yatığınız çok büyük önem taşır. Kullanım alanı sınırsızdır. Her alanda ve her sektörde bu etiketlere ihtiyaç duyulur. Etiket çeşitleri ve Barkod etiketleri, seri üretimle hazırlanmaktadır. Etiketler ahşap, plastik, metal ya da cam gibi ambalajlı ürünlerin üzerilerine ugulanır.
Mide botoksu midenin belirli yerlerine botoks maddesi enjekte etme suretiyle midedeki kasların çalışmasını sınırlandırmayı ve sayede midenin gıdaları sindirim sürecini yavaşlatarak buna bağlı olan açlık-tokluk hissi süresinin de uzatılmasını amaçlayan ameliyatsız kolay kilo verme tedavisidir. Botoks uygulanırken, midenin detaylı şekilde içerden görüntülenmesini sağlayan endoskopi uygulaması ile gerçekleştirilir. Bu sayede hastaya sadece gastroskpik uygulaması kadar bir rahatsızlık olur. Özellikle diyet programlarına ve düzenli egzersizlere uymakta zorlanan ve buna bağlı olarak da obeziteye yakalanan, bu yüzdende obezitenin sebep olduğu çeşitli sağlık sorunları olan kişiler için mide botoksu bir devrim niteliğindedir ve son yıllarda ülkemizde yaygın olarak kullanılmaktadır.
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
Termal Etiket Eco Termal etiket, yüzeyinde hami bir katman bulunmayan miktar çeşididir. Kumbara üzerine termal lamine edilmesi sonucunda oluşmaktadır. Kullanılan barkod yazıcının baş bölgesindeki ısı beraberlik birlikte termal sıvılaşma özelliği gösterir dahi bu şekilde Eco termal etiketin üzerine baskı alınır. Bu termal etiketlere yumruk termal olarak (ısıyla) yapılır ve yerde yüzden ribon kullanılmaz. Ribon kullanımı olmadığı için tahakküm maliyeti sıfıra yakındır.
Dijital Baskı ve baskı etiketi teknolojileri geliştikçe firmaların büyük ebatlı etiket ihtiyaçlarına da dijital çözümler sunulmaya başlamıştır. Böylece, birbirinden canlı renklerin ve kusursuz çizgilerin hakimiyetindeki büyük ebatlı dijital baskı etkileri; kurumsal firmaların reklam kampanyalarındaki en iddialı unsurlarına dönüşmüştür.
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
Botoks esas olarak ciltte kırışık azaltmak amacıyla çok yaygın kullanılmaktadır ve tehlikeli bir yan etkisi bilinmemektedir. Mide botoksu uygulaması ise standart bir endoskopik işlem olduğundan literatürde bildirilmiş önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı olanlar ve botoksa karşı alerjisi olan kişilerde işlemin uygulanması uygun değildir. Botoks işlemleri genel olarak estetik operasyonlarda, ciltteki kırışıklıkları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu noktada hem estetik, hem de obezite tedavisi amaçlı yapılan botoks uygulamalarının uygun hastalara yapıldığında bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı yaşayan, botoks alerjisi olduğunu düşünen ve gastrit, ülser vb. mide rahatsızlığı olan hastalar durumlarının hekimlerine belirtmeli ve gerekli tetkiklerin yapıldığına dikkat etmelidir. Bunun yanı sıra hastaların botoks uygulaması yaptırırken tecrübeli bir hekim ve tam donanımlı bir hastane tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır.

Nasıl uygulanır?

Anestezi Hekimi eşliğinde endoskopik yöntemle kesisiz olarak mideye ulaşılır ve mide içerisinde ortalama 20 noktaya yapılan Botulinum toksini sayesinde uzun açlık süresi, geç acıkma, iştah kontrolü ve çabuk doyma gibi etkiler kazandırılan hasta hızla kilo verir.

İşlem endoskopik yolla, ameliyat riskine girmeden ve özel bir hazırlığa gerek duyulmadan yapılabilmekte ve 10-15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanabilmektedir. 1-2 saat sonra kişi sosyal yaşantısına dönebilir.

Mide botoksu sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?

Fastfood gibi hızlı tüketilen gıdalar, asitli içecekler tüketilmesi zararlıdır. Botoks uygulanan hastalar daha geç acıkmakta, daha az porsiyonlarla doymakta, daha erken tokluk hissetmektedir.

Mide Botoksu Kimler için Uygundur?

Mide botoksu aslında kilo vermek isteyen herkese uygulanabilir. Bu işlem bir ameliyat değildir. Ancak hasta seçimi önemlidir. Vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan ve ameliyat ile başarı elde edilebilecek hastalarda mide botoksunun çok faydalı olmayacağını söylemek gerekir. Bu noktada fazla kiloları olan ama ameliyat edilecek kadar da obez olmayan ve kilo vermek isteyen hastalar ideal hasta grubunu oluşturur. Midesinde ülser veya gasrit olan hastalarda ise öncelikle bu hastalıkların uygun tedavisi gerçekleştirildikten sonra mide botoksu uygulanabilir.